Untitled Document

 

Wikipedia İnternet Sitesindeki Sayın Adnan Oktar
ile İlgili Asılsız İddialara Cevaplar

 

1. Türkiye ve Yurt Dışında Çeşitli İnternet Sitelerine Yönelik Kapatma Kararları ile İlgili Açıklamalar

2. Richard Dawkins'in Sitesine Yönelik Kapatma Kararı ve Dawkins'in Yaratılış Atlası Hakkındaki İddiaları ile İlgili Açıklamalar

3. Sayın Adnan Oktar'a Yöneltilen "Sözde Suç Örgütü" İddialarının Asılsızlığı

4. Sayın Adnan Oktar ve Arkadaşlarına Yönelik Cinsel İçerikli İftiraların Asılsızlığı


Adnan Oktar

İngilizce ve çok çeşitli dillerde yayın yapan Wikipedia internet sitesinde, Adnan Oktar ve Harun Yahya başlıkları altında, Sayın Adnan Oktar hakkında çeşitli bilgiler verilmektedir. Sayın Adnan Oktar'ın geçmişi ve faaliyetleri hakkında verilmiş olan bilgiler arasında gerçekleri yansıtan açıklamalar olduğu gibi, tamamen hatalı çeşitli iddia ve ithamlar da yer almaktadır. Söz konusu iddialar, taraflı kesimlerin yanlış yönlendirmeleri ya da basına bir karalama kampanyası olarak yansıtılan haksız ithamların tekrarı olarak siteye eklenmiş bilgilerdir. Öyle ki bazı mahkeme kararı ile tekzip edilmiş gerçek dışı haberler referans olarak gösterilmiş; hiçbir delile dayanmadan basında yer alan gerçek dışı haberler adeta delil olarak verilmiş; diğer taraftan bu iddiaların asılsızlığını ortaya koyan mahkeme kararları ve gerçekler gözardı edilmiştir. (BAV Davası hakkında verilmiş beraat ve takipsizlik kararlarını, buradan okuyabilirsiniz.)


Harun Yahya.org

Çeşitli defalar Wikipedia sayfasına yapılan bilgilendirmelerimiz dikkate alınmadığından ve özellikle de hukuki içerikli asılsız ithamlar mahkeme kararları ile defalarca yalanlandığından, bu konuda doğru açıklamaların gündeme getirilmesi şarttır. Aşağıda Wikipedia internet sitesinde yer alan, Sayın Adnan Oktar'a yönelik gerçekdışı iddiaların asılsızlığı ispatlanmakta ve doğru açıklamalar okuyucuların dikkatine sunulmaktadır.

1. Türkiye ve Yurt Dışında Çeşitli İnternet Sitelerine Yönelik Kapatma Kararları ile İlgili Açıklamalar:

Bilindiği gibi Sayın Adnan Oktar'ın eserleri, dünya çapında milyonlarca insanın imanına ve gerçekleri görmesine vesile olmuş oldukça değerli eserlerdir. Fakat bu eserler; ateist, Darwinist ve materyalist felsefeyi temelinden çürüten eserler olmaları bakımından, belli odakların daima tepkisini çekmiştir. Söz konusu odaklar; ilim, bilgi, fen ve deliller yoluyla bu eserlerin önüne geçemeyeceklerini anladıklarından, asılsız suçlamalar, iftiralar ve hakaretler yoluyla bu çalışmaları susturmak istemişlerdir. Yıllardan beri, Sayın Adnan Oktar'a yönelik yapılan komploların, asılsız suçlamaların, bir kısım basın aracılığıyla yapılan psikolojik savaşın temelinde bu yenilgi ve başarısızlık yatmaktadır.


Adnan Oktar'ın eserlerinden bazıları

İşte bu çevreler, Türkiye'de ve yurt dışında, çeşitli internet sitelerinde gündeme getirilen bazı haberler ile Sayın Adnan Oktar'a yönelik aynı aciz çabayı göstermeye kalkışmışlar ve söz konusu sitelerde yayınlanan bazı yazı ve yorumlarda hakaretamiz ifadelere başvurmuşlardır. İlimle, fenle, bilimsel delillerle Sayın Adnan Oktar'ın çalışmalarını etkisiz kılamayacaklarını anladıklarından, tek çözüm olarak hakarete başvurmuşlardır.

Burada şunu özellikle belirtmek gerekir ki, insanların fikirlerini özgürce dile getirmeleri, fikir özgürlüğü içinde yaşamaları esastır. Hiç kimse bir diğer kişinin fikrini kabul etmek veya kendi fikrini başkasına kabul ettirmek zorunda değildir. İlmi ve ahlaki ölçüler dahilinde herkes birbirini eleştirme hakkına da sahiptir. Fakat hiç kimsenin, bir başkasına "hakaret etme" hakkı yoktur. Bu hakkın korunması tüm insanlar için son derece büyük önem taşımaktadır; kaldı ki hakaret hukuki bir suç olarak nitelenmiş ve kişilik hakları kanunlarla koruma altına alınmıştır. Medeni hiçbir toplumda da, hakaret etmek bir özgürlük olarak kabul edilmemektedir.

Nitekim haklarında kapatma kararı verilmiş olan siteler, Sayın Adnan Oktar hakkında yayınladıkları çeşitli yazılarda veya sitelerinde bulunan okuyucu yorumlarında, çeşitli hakaretamiz ifadelere yer veren sitelerdir. Söz konusu site yöneticilerine bu konuyla ilgili avukatlar tarafından defalarca uyarı gönderilmiş, sitede yer alan hakaretamiz ifadelerin kaldırılması hukuki olarak talep edilmiş, fakat site yöneticileri söz konusu çağrıyı dikkate almamışlardır. Bu durum karşısında, kanuni önlemlere başvurulması zaruri bir hal almıştır. Nitekim, yargı makamı da yapılan şikayeti yerinde bulmuş ve insan haklarına aykırı gelen bu yayınlardan ötürü söz konusu sitelerin belirli bir süre için kapatılmasına karar vermiştir. Yargı makamlarının verdiği karar, söz konusu tedbirin doğruluğunu ve gerekliliğini teyid eder niteliktedir.


2. Richard Dawkins'in Sitesine Yönelik Kapatma Kararı ve Dawkins'in Yaratılış Atlası Hakkındaki İddiaları ile İlgili Açıklamalar:


Richard Dawkins

Richard Dawkins'in sitesine yönelik olarak mahkemenin aldığı resmi kapatma kararı (Türkiye'den site erişiminin engellenmesi), sitede yazara karşı yapılan hakaretamiz yorumlar sebebiyle alınmıştır. Söz konusu yorumlar hakkında Sayın Adnan Oktar'ın avukatları site yöneticilerini uyarmış, fakat bu uyarı dikkate alınmayıp gerekli tedbirler alınmadığından, mahkeme yoluna başvurulmuştur. Türk mahkemeleri, açık hakaret içeren sözler karşısında kapatma istemini haklı bulmuş ve siteye erişimi engellemişlerdir. Dolayısıyla Dawkins'in sitesine yönelik kapatma kararı, hakimlerin, açık deliller karşısında verdikleri resmi bir karardır. Kuşkusuz ki hiçkimsenin bir başkasına herhangi bir yolla hakaret etmeye hakkı yoktur. Söz konusu karar, tüm insanların hakkını koruyan bu yönde alınmış son derece önemli ve gerekli bir karardır.

Dawkins'in, Sayın Adnan Oktar ve yazarın değerli eseri Yaratılış Atlası hakkında yazdığı yazı, gerçekte Wikipedia'da iddia edildiği şekilde bu kapatma kararından dolayı yazılmış bir yazı değildir. Bu yazı, Dawkins'in; dünyayı sarsan, insanların kitleler halinde Darwinizm'i terk etmelerine sebep olan Yaratılış Atlası'ndan duyduğu sıkıntıdan kaynaklanan bir yazıdır. Dawkins'in, söz konusu yazıda dile getirdiği iddialar, ilmi bir cevap olmadığı gibi, aslında kendisini ciddi şekilde küçük düşüren çocukça ve son derece komik iddialardır. Özellikle yazıda gündeme getirdiği evcikli böcek hakkındaki iddiaları, büyük bir panik ve Darwinizm'in çöküşünden kaynaklanan bir zavallılık içinde dile getirdiği rahatlıkla anlaşılmaktadır. Sayın Adnan Oktar'ın Yaratılış Atlası isimli eserinde yer alan metal kancalı evcikli böcek resmi, Dawkins tarafından büyük bir buluşmuş gibi gündeme getirilmiştir. Oysa bu böcek resmi, özel olarak kitaba eklenmiş maket bir resimdir. Resmin maket olup olmaması, fosili gösterilen canlının halen günümüzde yaşadığı gerçeğini değiştirmemektedir. Dawkins, muhteşem Yaratılış Atlası'ndaki, evrimin geçersizliğini ortaya koyan olağanüstü delillerden dolayı çok bunalmış olacak ki, bu Yaratılış delilleri hakkında çaresiz ve açıklamasız kaldığından, özel olarak kitaba eklemiş olduğu bu maket resmini büyük bir buluşmuş gibi her fırsatta dile getirmiştir. Aslında bu tutumu ile Dawkins, Darwinizm'in içinde bulunduğu zavallı durumu da ortaya koymuş bulunmaktadır. Evcikli böcek, milyonlarca yıllık fosili ile aynı görünümde, hiçbir değişikliğe uğramamış olarak günümüzde yaşamaktadır. Dawkins'in ağırına giden de bu olmuştur. Konuyla ilgili detaylı açıklamayı buradan okuyabilirsiniz.

3. Sayın Adnan Oktar'a Yöneltilen "Sözde Suç Örgütü" İddialarının Asılsızlığı:

Wikipedia internet sitesinde Sayın Adnan Oktar ve bazı BAV camiası mensupları hakkında verilmiş olan ve mahkumiyet kararı içeren mahkeme kararıyla ilgili olarak çeşitli yanlış açıklamalar yer almış ve önemli bir bilgi ihmal edilmiştir: Mahkemenin verdiği mahkumiyet kararı, çeşitli hukuk hataları nedeniyle Yargıtay tarafından 28.12.2009 tarihinde BOZULMUŞTUR.

2008 yılında Sayın Adnan Oktar ve bazı BAV camiası mensupları hakkında verilmiş olan ve 3 yıllık mahkumiyet içeren mahkeme kararı, Sayın Savcı tarafından, tamamen usulsüz gerekçelere; avukat huzurunda olmaksızın işkence zoruyla imzalatılan ve kanunen geçersiz olan emniyet ifadelerine dayandırıldığı açıklamasıyla temyiz edilmiştir. Sayın Savcı, bunun yanı sıra, çeşitli hukuk ve usül hatalarının vuku bulduğunu belirtmiş ve SANIKLAR ALEYHİNE HİÇBİR DELİL BULUNMAYIŞINI ve MAHKEMENİN YAPMIŞ OLDUĞU USÜL HATALARINI gerekçe göstererek, mahkeme esnasında İKİ DEFA BERAAT talebinde bulunmuş ve mahkeme kararından sonra CEZA KARARINI TEMYİZ başvurusunda bulunmuştur. Mahkemenin kararına saygımız tamdır, fakat söz konusu durum, verilen kararın tekrar yargı makamlarınca değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymuştur. Nitekim Yargıtay bunu hemen dikkate almış ve tam 5 ayrı hukuk ihlalini gerekçe göstererek mahkumiyet kararını BOZMUŞTUR. Konuyla ilgili detaylı bilgileri buradan, buradan ve buradan okuyabilirsiniz.)

4. Sayın Adnan Oktar ve Arkadaşlarına Yönelik Cinsel İçerikli İftiraların Asılsızlığı:

Sayın Adnan Oktar'a ve BAV camiasına yönelik cinsel içerikli iftiralar, yapılan ilmi çalışmaların, ateist, Darwinist ve materyalist çevrelerde ne denli büyük bir rahatsızlığa sebep olduğunun her zaman bir göstergesi olmuştur. Söz konusu kesim ne zaman fikri olarak bir yenilgi yaşasa, toplumun en hassas noktası olan cinsellik iftirasına başvurmaktadır. Ateistlere ve Darwinistlere yönelik dünyada en güçlü fikri mücadeleyi veren kişi Sayın Adnan Oktar olduğu için de, bu odaklar, Sayın Adnan Oktar'a bu çirkin iftiraları atmaktan geri durmamışlardır.

Sayın Adnan Oktar ve BAV camiası ile ilgili söz konusu iddianın gerçek kabul edilebilmesi için öncelikle bu konuda bir şikayetçi, bir mağdur veya bir tanık bulunması gerekmektedir. Fakat bu iftirayı doğru kılacak tek bir tane bile tanık, şikayetçi veya mağdur bulunmamaktadır. Ancak psikolojik savaşın bir gereği olarak 8 yıl sonra, BAV'a yönelik suçlamalara "küçük kız çocukları"yla ilgili hayali bir senaryo daha eklenmiştir. Oysa ne emniyet ifadelerinde, ne dava dosyasında böyle bir iddia yoktur bu iddiada bulunan bir şikayetçi de yoktur. Nitekim EMNİYETTE İFADE VEREN BAYANLAR ARASINDA 18 YAŞINDAN KÜÇÜK HİÇ KİMSE YOKTUR. Söz konusu bayanlara da emniyetteki ifadeleri tehdit, baskı ve zor kullanılarak imzalatılmıştır. Bu kişilerin hepsi savcılıkta ve mahkeme huzurunda Sayın Adnan Oktar'dan ve Bilim Araştırma Vakfı üyelerinden hiç bir mağduriyetlerinin olmadığını beyan etmişlerdir.

Dahası, Wikipedia sayfalarında yer verilen gizli kameralar, gizli kayıtlar ile ilgili iddiaların da hiçbir gerçekliğinin olmadığı yasal olarak ispat edilmiştir. 1999 yılında BAV camiasına yönelik olarak 45 eve gece 03:00'te aynı anda baskın yapılmış, evler sabaha kadar aranmış; fakat TEK BİR TANE BİLE GİZLİ KAYDA veya hukuka aykırı tek bir unsura RASTLANMAMIŞTIR. Basında hukuksuz bir şekilde yer alan ithamlar ise, BAV camiasına karşı karalama kampanyasının bir parçası olmuştur. Polis operasyonunun ilk günlerinde, bazı gazeteler sözde pek çok "gizli kamera"ya el konduğunu yazmış, ama haberin yalan olduğu ortaya çıkmıştır. Gizli kamera denen şeyler, pek çok müstakil evin bahçesinde veya işyerinin kapısında bulunabilecek sıradan güvenlik kameralarıdır.

Her evde bulunan sıradan elektronik aletler (ışık ayar düğmesi, spot ampullerin trafosu, disket sürücü, uydu anteni parçaları) evlerden toplanmış ve bunlar sanki casusluk aletleriymiş gibi basına teşhir edilmiştir. Oysa "Disket silme cihazı" olarak kaydedilen ve suç aleti olarak sergilenen cihaz gerçekte o dönemde pek çok laptop bilgisayarla birlikte satılan sıradan bir "disket sürücü"dür. BAV mensuplarının evlerinden toplanan ticari film kasetleri, dergiler ve müzik CD'leri psikolojik savaşın propaganda aracı olarak kullanılmış ve kamuoyuna şantaj malzemeleri olarak tanıtılmıştır. Oysa bunlar her sıradan vatandaşın evinde onlarca bulunabilen belgesel ve müzik kaset ve CD'leridir.

Nitekim mahkemenin elinde de söz konusu iddiaları destekleyen tek bir tane bile delil olmamıştır. Sayın Savcı'nın iki defa vermiş olduğu beraat mütalaası da bu ve diğer suçlamalarla ilgili TEK BİR TANE BİLE DELİL OLMAMASINDAN kaynaklanmakta, Sayın Savcı mütalaasında bunu açıkça dile getirmektedir. Konuyla ilgili olarak mahkemeler ve savcılıklar tarafından defaatle verilmiş olan beraat ve takipsizlik kararı, bu iddiayı tamamen ortadan kaldırmaktadır.

Mahkeme dosyasında yer alan ve TEK BİR TANE BİLE SOMUT DELİL İLE DESTEKLENMEMİŞ olan iddialar, 1999 yılında tüm BAV üyelerinin gözaltına alınmaları sırasında, iddia edilen Ergenekon terör örgütünün komploları sonucunda tüm BAV yargılananları ve gözaltına alınan diğer kişilere baskı ve işkence yoluyla imzalatılan emniyet ifadelerine dayanmaktadır. (BAV mensuplarının gözaltında işkence gördüklerine dair 18 adet Adli Tıp Raporu bulunmaktadır. Dönemin emniyet görevlileri 216'şar yıl hapis istemiyle işkence yapmak suçlamasıyla halen yargılanmaktadırlar.) Kanunlara göre, işkence altında ve yargılananların yanında avukat bulunmaksızın imzalatılan emniyet ifadeleri tamamen geçersizdir. Ancak BAV davasında verilmiş olan ceza kararı, söz konusu geçersiz emniyet ifadelerine dayandırılmıştır.

 

 

Yazar Hakkında - Diğer Siteler - Email - Üye Ol

Bu sitede yayınlanan tüm materyali, siteyi referans göstermek koşuluyla telif hakkı ödemeksizin
kopyalayabilir ve çoğaltabilirsiniz.
www.wikipediayacevap.org

TÜRKÇE KURAN-I KERİM - BİZE DESTEK OLUN - HADİS KÖŞESİ